Yazar: admin | Yayın Tarihi:
21 Nisan 2009 | Yorumlar:
Henüz Yorum Yok :(
Kategori: Genel, Karalama defteri, Kültür - Sanat
Gün, annemin dayatmacı ve uyandırmacı politikasıyla başladı.
Hadi yemek yiyelim dedi ilk, böyle etkileyemedi.
Ne yapayım yemekte dedi, yumurta dedim uyku mahmurluğuyla… Ankara’da her sabah yumurta yiyen başkasıymış gibi… Tamam yapıyorum dedi ama o an kaynamış yumurta istiyorum dedim. Bir nebze kurtarmıştım sabahı…
Ancak onları yaptıgını söyleyip geldiğinde de ” sonra yiyeceğim ” dedim. İşte bu anda hiç beklemediğim şekilde ” Ankara’dan geldin, yarın gideceksin bir kahvaltı bile yapamadık ” dedi. Bu benim için önemliydi ve hemen doğruldum diyebilirim.
” Sabah sabah Seda Sayan ” eşliğinde başladı kahvaltımız… Reklama girdiğinde ” Her şey dahil ” programına geçtik… Bu sırada da kaynamış yumurtlarımın 2.sini yiyordum.
Yemek faslı bitmişti, hızla toparlanıp nacizane sigorta acentemizin yolunu tuttum. Burada ” salı ” gününe almış olduğum bileti iptal ettirdim. Henüz almasamda pazar ya da pazartesi gününe yeni bir bilet almayı düşünüyorum.
Daha sonra Devran ile buluşup kitap fuarının yolunu tuttuk… Burada uykusuz dergisinin birer çizimini alıp Genç praksis dergisine uğradık… Burada eskiden beri arkadaşlığımız olan İlker ile kısa bir sohbet edip birer Genç Praksis aldık…
Fuar alanının çevresindeki güzel ve sade bir mekandan ikişer ayvalık tostu yedik ve ” Server Tanilli ” nin söyleşine gittik…
Oradan çıktık kordonda birer bira ile günün birbirimizle geçen kısmını 90 otobüsünde sonlandırdık…
Yine nacizane sigorta acentemizin yolunu tuttum ve orada Ömer Genel müdür ( kendi aramızda ) ile biraz muhabbet ettik…
Buradan da eve gittim. Abim gelene kadar bilgisayar başında zaman geçirdim o gelince de bilgisayarı devredip kitabın kalan kısmına yumuldum, derken babam geldi ve arabanın anahtarını kaptım elinden…
Abime baktım ve geliyor musun, dedim. İnternette işi olduğunu söyledi. Babama da aynı teklifi yaptığımda ” yorgunum ” yanıtını aldım. İyi o halde ben yalnız çıkıyorum dedim ve evden çıktım arabayı çalıştırıp kısa bir Gaziemir turu attım. Ardından Gaziemir ‘ de bu işin gelişmeyeceğini düşünerek Menderes’e kırdım direksiyonumu… İlk kez yalnız araba sürmenin zevkini alıyor, sorumluluğunu üstleniyordum. Garip şekilde hoşuma giden bu sürüş zevkine Menderes dönüşüyle şimdilik son veriyorum.
Kitabımın son 30 sayfasına geldim ve heyecan iyice tavan yaptı. Tatlımı yerken kitabımı bitirme zevkini yaşamak üzere şimdilik bu satırları bırakmak istiyorum.
İyi geceler…
Etiketler:
araba,
ayvalık,
devran,
fuar,
gaziemir,
genç praksis,
kitap,
server tanilli
Yazar: admin | Yayın Tarihi:
20 Nisan 2009 | Yorumlar:
Henüz Yorum Yok :(
Kategori: Genel, Karalama defteri, Kültür - Sanat
İzmir’e gelmemle birlikte renklenen hayatımdan çeşitli karelerin açıklamasını yapacağım bugün…
İki günde bir yazı yazmamın sebebi hem konuların birbiriyle bağlantılı olması hem de kendimi yalnızca iki günde bir yazmaya hazır hissetmemden…
Cumartesi günü, TÜYAP İzmir kitap fuarına gittik devran ile beraber… Girişteki kalabalık bizi ürkütsede bir zaman sonra kendimizi içerde bulduk…
İzmir’de böyle kültür sanat etkinliklerine olan ilgi beni gerçek anlamda sevindiriyor. İki güzel kitap beğendim ve almak için adama uzattığımda o da içersine bir kitap attı ve ” hediyeniz mi ” sorumu ” evet ” diyerek yanıtladı.
Standtan uzaklaştıktan sonra kitaba baktım ve gayet ilgi çekici bir kitap olduğunu düşündüm.
Bu sırada kalabalıktan hafif bunalmış çıkışa ilerliyelim bari dedik ve tam çıkarken arkadan ” Ersin ” diye seslenen birini işittim. Tek Ersin olmadığımı düşünerek adımlarımı kısa ve yavaş atma gayretiyle kulağımı sesin geldiği yöne verdim ve aynı ses daha yakından yine geldi. Dönüp baktığımda uzun zamandır internetten çeşitli konularda fikir alışverişinde bulunduğumuz, öğrenci sitelerimizin felsefik kızı Nermin‘i gördüm.
Bu olaylar olurken dışarı çıkmakta olan Devran’ı da çağırarak bir arkadaşımı gördüğümü belirttim ve Nermin ile tokalaşıp kısa bir sohbet ettik… Uykusuz’dan imza için sıra beklediğini söyledi.
Bende bunun çok sıkıcı olacağını düşünerek fikrimi söyledim. Onayladı.
Neyse daha sonra görüşürüz diye ayrıldık. Ardından Devran ile birkaç yere uğradık ve son durağımız uzun zamandır gitmediğimiz İguana Pizza oldu. Karacan Dershanesinin yanında şık bir pizzacı, fiyatları da öğrenciyi çekecek düzeyde…
Burada uzun süre önce Popstar’a katıldığını söyleyen ve bize kısa bir konser veren abiyi gördüm. Uzun zaman önce gördüğü halde beni tanıdı ve selamlaştık…
Cumartesi gününün kısa özeti bu aslında…
ve Pazar günü…
Günü planlamıştık ama planın yarısı tutmadı. Önce geçen sene bizim okulda olup bu sene hava kuvvetlerine geçiş yapmış kardeşim cihan ile buluşacaktık… Cihan ben ve yine İzmir’de oturup Gazi’de okuyan Hakan dönerhane’ye gittik.
Sonradan yine geçen sene bizim sınıfta olan ve Cihan ile aynı paralellikte giden Alparslan’da geldi.
Askeriyeden, eskilerden falan konuştuktan sonra 3-4 saatlik uzun bir sohbet ettiğimizi anladık.
Önce Alparslan gitti. Sonra biz de ayrıldık… Bu sırada Göztepe’de halı saha maçı var diyen Tuğrul’dan mesaj geldi ve 6.30 da üçyol’da olursak iyi olur dedi.
6.35 gibi oradaydım ve beraber Göztepe’ye gittik… Fair Play ruhu içersinde kimi zaman küçük esprilerle süslenmiş maç bittiğinde hem spor yapmıştım hemde bir nebze daha sosyalleşmiştim.
Eve geldim. Yemek, internet, kitap üçlüsüyle belirli bir zaman geçirdikten sonra abim ve babam geldi. Arabayla kısa bir Gaziemir turu attık… Böylece pratikte bilgilerimi bir nebze olsun geliştiriyorum.
Her sürüş farklı bir deneyim kazanmak beni mutlu ediyor.
ve Gün sonu gelirken kitabımın en heyecanlı yerine geldim. Yarın için kitabı okuma sebebim bu olsun diyerek en güzel yerinde bıraktım. Kitap okuma stratejisi adı altında bir kitap yapılsa güzel satar.
Son olarak güzel bir proje ile yakında site açıyorum. Zannediyorum ki tutacak… Belli de olmaz… Her şeyin başı Ankara’ya gitmek şimdilik… ( ne kadar istemesem de… )
Nazım Hikmet’in son şiiriyle veda ediyorum bugün, bu güzel yazıya…
Gelsene dedi bana
Kalsana dedi bana
Gülsene dedi bana
Ölsene dedi bana
Geldim
Kaldım
Güldüm
Öldüm
…
Etiketler:
ankara,
ersin,
kitap fuarı,
nazım hikmet,
nermin,
sosyal
Ziyaretçi yorumları